
Ali ÖVGÜN
Kuramsal Fizikçi | Doğu Akdeniz Üniversitesi
Akademik Öne Çıkanlar:
ScholarGPS (2023-2025): Dünya genelinde ilk %0,05’lik dilim ("High Ranked Scholar").
Stanford %2 Listesi: 6 yıl üst üste (2019-2024) dünyanın en etkili bilim insanları arasında.
Biyografi 1988 yılında Kıbrıs’ta doğan Ali Övgün, lise eğitimini 2005 yılında Girne 19 Mayıs Türk Maarif Koleji’nde tamamlamıştır. 2010 yılında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü’nden bölüm ikincisi olarak mezun olmuş; lisans eğitimi sırasında Prof. Dr. Durmuş Ali Demir ile Genel Görelilik ve Kuantum Alan Teorisi üzerine çalışarak akademik temelini oluşturmuştur.
Southampton Üniversitesi'ndeki SEPnet bursiyerliği sonrası çalışmalarını Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) sürdüren Övgün, Prof. Dr. Mustafa Halilsoy danışmanlığında 2016 yılında doktorasını tamamlamıştır. Doktora sürecinde ürettiği önemli uluslararası makaleler ile dikkat çeken Dr. Övgün, Şili hükümetinin prestijli FONDECYT fonunu kazanarak üç yıl boyunca Pontificia Universidad Católica de Valparaíso’da araştırmalar yürütmüştür.
Kariyeri boyunca CERN, Stanford Uni., Princeton (IAS), Waterloo Uni., Perimeter Enst. ve Sabancı Üni. gibi dünyanın en saygın bilim merkezlerinde misafir araştırmacı olarak bulunmuştur.
Araştırma Alanları:
Genel Görelilik, Kara Delikler, Kütleçekimsel Mercekleme, Modifiye Kütleçekim Teorileri ve Kozmoloji.
2016
UNIVERSITE, FİZİK, DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ (KKTC-GAZİMAĞUSA)
2013
UNIVERSITE, FİZİK, DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ (KKTC-GAZİMAĞUSA)
2010
UNIVERSITE, FİZİK, İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Fen ve Edebiyat Fakültesi, Fizik Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Ali Övgün Makedonya’nın Kalkandelen (Tetova) ilindeki Tetova Devlet Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Kimet Jusufi ile ortak iki makale yayınladı.
“Dönen Yüklü Kara Sicimlerden Kütleli Vektör Parçacıkların Tünellemesi (Tunneling of massive vector particles from rotating charged black Strings)” adlı makaleleri Springer yayın evinin “Astrophysics and Space Science” (SCI-2.263 Impact Factor) dergisinde; “Kütleli Vektör Parçacıkların Komütatif Olmayan Yüklü Kara Deliklerden Tünellemesi (Massive Vector Particles Tunneling From Noncommutative Charged Black Holes and its GUP-corrected Thermodynamics)” adlı makaleleri ise aynı yayın evinin “The European Journal of Physics Plus ” (SCI-1.377 Impact Factor)” dergisinde yayınlandı.
Söz konusu yayınlanan makalelere http://link.springer.com/article/10.1007/s10509-016-2802-4 internet adresinden de ulaşılabilir.
Dr. Övgün, uluslararası ortak çalışmaların önemini vurgulayarak, ülkenin ve üniversitenin tanıtımında uluslararası çalışmaların son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Övgün, Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’den çeşitli gruplarla ortak proje ürettiklerini belirterek evreni kozmoloji, kara delikler ve solucan delikleri ile anlamanın amacında olduklarını dile getirdi.
Geçtiğimiz Mayıs ayında kabul alan söz konusu makalelerin Hawking ışımasının değişik karadelik ve kara sicim yapılarına uygulanması sonucunda ortaya çıktığına değindi. Karadeliklerle, maddenin yapısının anlaşılabilmesi için önce mikro karadelik denilen olguyu anlamak gerektiğine vurgu yapan Dr. Övgün, mikro karadelikler ya da kuantum karadelikleri de denilen “ilksel kara delikler” çok küçük boyutlarda olan karadelikler olduğuna dikkat çekti. 1970’li yıllarda ünlü fizikçilerden Stephen Hawking ve Bernard Carr karadeliklerin ilksel kozmostaki oluşum mekanizması üzerine araştırmalarda bulundukalrını ve kara delik kavramını geliştirerek “mini karadelik” adı verilen, yıldızsal karadeliklere nazaran son derece küçük karadeliklerin bol miktarda bulunduğu sonucuna vardıklarını bildirdi.
Dr. Övgün, sözlerine “bugün Cern’de yapılan deneylerde de mini karadeliklerin oluşabileceği düşünülmektedir. Karadelik denilen şey, kütlenin kendi içine çökmesinden oluştuğu için, direk kütleyle ilgili bir olgudur. Parçacığın küçük olması, karadelik oluşturma açısından daha büyük enerji demektir. Yani kütle küçüldükçe karadelik oluşması için muazzam enerjiler gerekmektedir. Büyük patlama anındaysa muazzam bir enerji açığa çıkmıştı. Bu da çok çok küçük karadeliklerin oluşması için zemin oluşturmuş olabilir. İlk büyük patlama anında oluşan ilk şey sicimlerdi. O zaman bu sicimler mini karadelikler olmalıdır. Bu durum garip görünmesine rağmen mantıklıdır. Birbirleri çevresinde dönen sicimler daha büyük parçacıkları oluşturur” şeklinde devam etti.
Sicim teorisinin ardındaki temel fikir, Standart Model’in temel parçacıklarının, esasında tek bir basit cismin, yani bir sicimin, farklı tezahürleri olduğudur. Bir elektronu, özel bir iç yapısı olmayan bir nokta olarak düşünürüz. Sadece bir nokta olan cisim hareket etmekten başka bir şey yapamaz. Ancak, sicim teorisinin doğruluğu kabul edilirse, “son derece güçlü bir mikroskop” altında elektronun sadece bir nokta olmadığını, aslında küçük bir sicim halkası olduğunu görürüz. Bir sicim, hareket etmenin yanında, farklı şekillerde de titreşebilir. Belli bir titreşim gerçekleştirirken, onun bir sicim olduğunu anlayamayacağımız uzaklıktan baktığımızda, sadece bir elektron görürüz. Farklı bir titreşimdeyken ise bir nötron, proton veya diğer herhangi bir parçacık olarak gözlemleriz. Bir gitar telinin farklı titreşimlerle farklı notalar meydana getirmesi ile benzetilen sicim parçacıklarının farklı titreşimlerde farklı şekilde tezahür etme fikri, sicim parçacıklarının da aynı bir gitar teli gibi belli bir gerilime sahip olduğunu da öne sürer.